Ağustos 17, 2010

tenefüs 2

Sezen Aksu'nun "Düğün ve Cenaze" albümünü dinliyorum ne zamandır. Goran Bregoviç'in o güzel Balkan ezgileri ile Sezen Aksu'nun güzel sözleri birleşince ortaya ne kadar güzel bir albüm çıkmış. Meğersem zamanında bu albüm ilk çıktığında epey tepki toplamış müzik camiasından, hiç beğenilmemiş. Evet biraz farklı bir albüm olmuş, ama bazı şarkıları var ki... Film gibi... Keşke bir film, dizi yapsalar mesela, Balkanlarda geçen bir aşk hikayesi... Ucu İstanbul'a da uzansın. Böyle en can alıcı yerlerinde Toygar Işıklı'nın, Kıraç'ın her bestesi birbirinin aynısı gibi gelen duymaktan bıktığım sesleri melodileri girmese de Sezen Aksu "Allahın varsaa" diye haykırsa, "Vicdansız rüyama şarkıma şiirime girdin" dese...
Esas oğlan bilmem hangi sebepten çekip gittiğinde, esas kızın içi yanarken güçlü duran haline ithafen "Bahiyar ol üzülme, Rabbim verir sabrını, bu hesap böyle bitsin, Helal ettim hakkımı" dese Sezen Abla.
Bihterle Behlül olsun yine, ama bu sefer Bihter'e son anda dank etsin ve intihar etmesin. Gelsin Paris'e kursun hayatını, burda Behlül'den çok var hem. Amaan çorba oldu iyice :) -bunları kütüphanede önümdeki dağ gibi notlara kafa patlatırken bir kaçamak yapıp da yazıyorum, maksat kafa boşaltmak olsun :) -

Hiç yorum yok: